Doç. Dr. Chris Brown Carleton Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi bölümünde öğretim üyesidir. Uzmanlık alanı Afrika’da siyasettir. Botswana’da liberal demokrasinin kurumsallaştırılması hakkında bir kitap üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda, Carleton Üniversitesi Küresel ve Uluslararası Çalışmalar Lisans Programının Direktörüdür.

“Türkiye gezimiz ve Hizmet Hareketi hakkında öğrenmekten dolayı en mutlu olduğum şey bu hareketin zaten bildiğim şeyleri pekiştirmesi oldu. İslam’ın bu kötü insanlar olmadığı, bombalar taşıyan insanlar olmadığı, vurmak ve öldürmek isteyen insanlar olmadığı fikrini pekiştiriyorlar. İslam kesinlikle bunlardan çok daha büyük, geniş ve çok daha çeşitli. Bombalamak ya da silahlarla alakası olmayan çok sayıda İslami eğilim ve akım var.”

“Hizmet’in tek bir, merkezi organizasyonel yapısı yok. Sayın Gülen ve onun fikirleri var, ama kendisi, nasıl diyelim, CEO olmayı ya da bir şirketin başkanı gibi davranmayı kabul etmiyor. Sadece fikirlerini neşrediyor. Bu haliyle Hizmet’e, bir sivil toplum kuruluşundan çok bir hareket demek daha doğru diye düşünüyorum. Belli fikirler var, organize edici prensipler var ama bundan sonrası bu fikirleri benimseyen insanların kendi hayatları içinde, kendi alanlarında bir şeyler yapmalarına kalıyor. Organizasyonlar ve saire yapıyorlar. Temel fikirleri takip ederek ama direk olarak herhangi bir merkeze bağlı olmadan çalışıyorlar. Bu oldukça alışılmışın dışında. Bu durum Hizmet’in gücünü veren şey diye düşünüyorum.”

“Gidip Kimse Yok Mu’nun İstanbul’daki merkez binasını ziyaret etme şansımız oldu. Ve yine son derece etkilendik. Bu nispeten yeni bir kuruluş. On, on iki senelik sanırım. Öyle bir şey. Ve öğrenebildiğim kadarıyla çok kısa bir sürede Türkiye’nin en büyük yardım kuruluşu haline gelmiş, değil mi? Kesinlikle çok büyük. Yardım toplayabilme kapasitelerinden çok etkilendim. Kanada’da uzun süredir aktif olanlar dahil öyle bir parayı toplayabilecek güçte sadece birkaç tane böyle sivil toplum kuruluşu var.”

“Yıllar geçtikçe, yabancı ülkelere yardım götürmenin ne kadar karmaşık ve zor olduğunu ve iyi niyetli hareketlerin kötü sonuçlanabileceğini öğreniyoruz. Kimse Yok Mu’nun da bu döngünün başında olduğunu hissediyorum biraz. Hala son derece iyi niyetliler, büyük bir yardım toplama kapasitesine sahipler, derin bir bağlılık ve idealleri var.”

Advertisements