Hanover, New Hampshire’da bulunan Dartmouth College’da bir Antropoloji ve İnsan İlişkileri Profesörü olan Prof. Dr. Dale Eickelman’ın uzmanlık alanları İslamiyet ve Orta Doğu üzerinedir. McGill Üniversitesi’nde Master, Chicago Üniversitesi’nde de doktorasını tamamlamıştır. Halihazırda, Dartmouth College-Kuveyt Amerikan Üniversitesi Programı’nın İlişkiler Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. 1998-2002 yılları arasında Modern Dünyada İslam Çalışmaları Uluslararası Enstitüsü’nün bir üyesi olarak hizmet etmiş, 2001 yılından beridir de Barış Çalışmaları Merkezi’nin bir üyesi olarak hizmet etmeye devam etmektedir.

” Hareket’in genel olarak başarmış olduğu şeylerden birisi, bir gecede olmasa da zamanla, geniş kitlelere nasıl ulaşılabileceğini öğrenmiş olmasıdır diye düşünüyorum. Her ne kadar Türkiye kendi içinde bile farklı geçmişlere sahip olan bir çok farklı topluluk barındırsa da, bu başarıyı yalnızca Türkiye içinde değil, aynı zamanda Türkiye dışında, hatta Türkiye ya da İslamiyet hakkında çok fazla bir bilgiye sahip olmayan kimseler arasında bile elde etmişlerdir.”

“… Zaman içerisinde beni oldukça etkileyen ikinci bir nokta da Hareket’in ilerleme yöntemidir. Arapça iki kelimeyle tarif edeyim; da’vah, yani davet,ile değil, temsîl ile, yani misal teşkil ederek ilerlemektedirler. İnsanların iyi birer öğretmen olmasıyla, öğrencileri eğitim ve hayır işleri üzerinde ciddiyetle durmaya teşvik etmeleriyle, iş bitirici bir eda ile hareket ederek “bana bakın, bana bakın, ben Hizmet Hareketi’nin bir parçasıyım” diye haykırmadan işin nasıl yapılacağını öğreten bir tavırla birer örnek olmayı başarıyorlar. Zaten Hareket’in bir parçası olan her kademedeki insanın mütevaziliği, onların değişmeyen özelliklerinden bir tanesidir.”

” Kanaatimce, Hizmet Hareketi’nin içinde, direkt olarak siyasete katılma hariç her şeyden bir şeyler vardır. Türkiye’deki bir çokların benimle hemfikir olmayacaklarının farkındayım. Türkiye içinde de, Doğu Avrupa, Arap dünyası ve İran’da, farklı dillerde fakat sürekli duymuş olduğum bir ifadeyi duymaktayım; “gizli ajanda”. Ne yazık ki, insanlar akıl sır erdiremedikleri karmaşık hareketleri gördükleri ya da başarılı bir şey görüp de sebebini anlayamadıkları ve belli bir şüphe ile doldukları zaman, işi kolay bir mantıksal açıklamaya bağlayarak, “burada gizli bir ajanda var,” deyip geçiyorlar. Ben, şöyle bir cevabınçok daha doyurucu olabileceğini düşünüyorum; yaşadığımız modern dünyada bireyler belli sorumlulukları üstlenerek, iş yapan gruplar halinde organize olabiliyorlar ve değişen şartlara göre şekil almaya açık olup gösterilmesi gereken esnekliği sağlayabiliyorlar. Bunu başarabilmek merkezî bir komiteden ya da tepeden inen bir emre bağlı olmak zorunda değildir. İhtiyaç duyulan şey, Arapça ifadesiyle, el maslahat el amme’ye, yani insanlığın ortak yararına dair bir adanmışlıktır.”

Advertisements