Emekli bir din adamı olan Reverend Keith Thompson, Colorado eyaletinin Boulder şehrinde bulunan First United Methodist Kilisesi’nde altı yıl papazlık yaptıktan sonra 2010 yılında emekli olmuştur. Aktif iş hayatı boyunca dinî inançlar ve siyasetin uzlaşması üzerine çeşitli programlar düzenlemiştir. Düzenlediği çeşitli kitap kulüpleri ve seminerler vasıtasıyla içinde bulunduğu topluma hizmet etmiştir. Dinlerarası diyalog toplantı ve program çalışmalarına 1980li yılların ortalarında, Salt Lake City, Utah’da papazlık yaptığı kilisede başlamıştır. Bir insan hakları aktivisti olarak kendisini “dünyanın daha güzel, daha sevgi ve daha barış dolu bir yer olmasını arzu eden bir Hristiyan” olarak tanımlamaktadır.

” Hizmet Hareketi’ne dair çok olumlu görüşlerim var. Dinler ve kültürler arası diyalogla, dünya barışına doğru güçlü bir şekilde yönelmiş olduklarını düşünüyorum.”

” Temelini Sayın Fethullah Gülen’in İslam anlayışından alan, Hareket’in cömertliğe olan vurgusu bence bütün bir dünyayı etkisine alan en temel noktalardan birisi olmuştur. Dünyanın farklı yerlerinde onu takip edenlerdeki adanmışlık, dünyanın daha iyiye gitmesi adına onun dolaylı olarak yapmış olduğu çok önemli bir katkıdır.”

” Dünyadaki diğer sosyal hareketler ya da İslamî sosyal hareketler açısından bakınca, Hizmet Hareketi’nin özgün bir konumu olduğunu söyleyebilirim; şöyle ki, motivasyonunu dinden alan bir hizmet anlayışına yapılan güçlü vurgu sayesinde, hareketin parçası olan insanlar, aşırı cömert ve dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, daha adaletli ve barış dolu bir dünya inşaa etme adına ciddi anlamda elle tutulur bir şekilde çalışan insanlar oluyorlar.”

” Hizmet gibi İslamiyetten ilham alan bir hareketin farklı ülkelere giderek eğitim amaçlı okullar kurması ve bu eğitimin, Müslüman ya da belli mezhepten bir Müslüman olmasına yönelik değil de genel bir çerçevede ele alması, bence çok ama çok önemli bir mesele. Benim eşine rastlamadığım bir şey bu. Hizmet Hareketi’ndeki bir çok insanla yaptığım uzun uzun konuşmalar sonucunda ancak meseleyi gerçek anlamda kavrayabildim, çünkü bence Amerika’da böyle bir şeye rastlamak alışılmışın çok dışında bir şey.”

Advertisements