Thomas Masters ABD Yurtiçi Güvenlik Bakanlığı’ndan Hava Mareşal Yardımcısı olarak emekli olduktan sonra, halihazırda, Washington D.C’de bulunan Ulusal Asyalı Polis Memurları Birliği’nin genel müdürü olarak hizmet etmektedir. 1983-1994 yılları arasında ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak, FBI özel ajanı olarak görev yapmıştır. Kansas Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde doktorasını tamamlamıştır (1983) ve uzmanlık alanları arasında stratejik ittifak oluşumu, kurumsal risk değerlendirmesi, uluslararası ticaret geliştirme ve ulaşım ve havacılık güvenliği gibi konular yer almaktadır.

” Hizmet’in 160’ı aşkın ülkede okullar kurduğunu biliyorum. İnsanlara bir eğitim fırsatı sunuyorlar, ki eğitim,farklı dinlere ve farklı etnik kimliklere sahip olan kimselerin iletişime geçebilmesi için hayatî bir gereksinimdir. İşte Barış Adacıkları Enstitüsü’nün ve Hizmet’in esas gayesi de budur, insanların belli bir eğitimden geçerek iletişime geçebilmesi ve kurulan diyalogları sürdürebilmesidir.”

” Çatışmalara bir çözüm getirebilmek için bizim diyaloğa ihtiyacımız var. Diyaloğu sağlamanın tek yolu da Hizmet gibi grupların, Hristiyan, Musevî, Katolik ve bütün Müslüman gruplarla görüşmesidir, çünkü hepimiz tek bir Allah’a ait bir bütünün parçaları olarak aynı kimliği paylaşmaktayız.”

” Hizmet Hareketi, 160’ı aşkın bölgede kurduğu okullarla, bir çok farklı zorluk ve yoksulluk içinde bulunan gençlere, aldıkları eğitim ile hem kendilerinin hem de ailelerinin yaşam kalitesini arttırma fırsatını sunuyor ve hareket bunun için önem kazanmış oluyor.

Hizmet Hareketi ve üstlendikleri eğitim davası sayesinde yaşanan çatışmaların en büyük kaynaklarından biri olan cahilliği ortadan kaldırmış oluyoruz.”

” Hizmet Hareketi olmamış olsaydı, New Jersey bölgesinde yaşayan Türklerin evlerinde Ramazan iftar sofralarına oturma imkanını hayatta bulamazdım. Ancak, Müslüman toplumunun ve Türk toplumunun dışında bulunan insanların ufuklarını açıtığınız takdirde, Türkiye, İslamiyet ve Müslüman sosyal hareketler noktasında oldukça tecrübesiz ve saf bulunan bizler de, hem bir çok ortak yönlerimizin olduğunu fark eder hem de var olan farklılıklarımızın da tadını çıkarmayı daha geniş bir açıdan idrak edebiliriz.”

Advertisements