Chicago bölgesi, Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR) Yönetici Müdürü olan Ahmed Rehab, Illinois Üniversitesi’nde Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra DePaul Üniversitesi’nde Yazılım Mühendisliği alanında da yüksek lisansını tamamladı. Halihazırda American Islamic College’da öğretim görevlisi olan Rehab, aynı zamanda, Göçmen ve Mülteci Hakları Illinois Koalisyonu’nda yönetim kurulu üyesi olarak hizmet veriyor.

“…Hizmet dinlerarası diyalog moda olmadan çok önceleri de ciddi bir şekilde bu işe adım atmıştı ve hala diyaloga iyi gözle bakılmayan yerlerde dahi bu diyaloğu devam ettirmeye çalışıyorlar. Çünkü bunun bir Peygamber yolu olduğuna, farklı insanlarla temasa geçmenin onun sünneti olduğuna gerçekten inanıyorlar.”

“… Hizmet ise şöyle bir karşılıkta bulunuyor; insanları dine davet etmekteki nihaî hedef Allah’ı hoşnut etmektir. Ve, sonuç itibariyle, bir insanı eğitmek, edinilen yanlış bilgilerin ya da bilgi eksikliklerinin—hatta kimisi zaman cahilliğin—yerine onlara doğru bilgi sağlamak, insanlara hizmet etme yoluyla Allah’a hizmet etmektir.”

“ …Haiti’deki büyük deprem sonrası orada gönüllü çalıştığım zamanlarda, çok sayıda Türk bayrağını gördüğümü hatırlıyorum. Normalde, bir çok Amerikan bayrağı, belki İsviçre bayrağı, belki Fransız, yani zengin Batılı ülke bayrakları görmeye alışkındım. Orada çok sayıda Türk bayrağı vardı. Çoğu zaman da, Hizmet’in fon sağladığı bir hayırsever vakıf olan Kimse Yok Mu’ya aitti bunlar.”

“Türkiye’nin dünyadaki imajı adına Hizmet’in, Türk hükümetinin asıl devlet kurumlarından çok daha fazla katkıları olmuştur. Diyalog çalışmaları, okullar, yardım faaaliyetleri yoluyla, Türk bayrağının neredeyse sürekli dalgalandığını görüyoruz.”

“Siyasete olan tek ilgileri dürüstlük, doğru sözlülük, şeffaflık… yani değerler, bir liderin sahip olması gereken değerler noktasındadır. İktidar partisi ya da lider konumundaki siyasetçiler bu değerlerin hakkını vermedikleri zaman, Müslüman olmanın, topluma katkıda bulunmanın, doğrunun yanında yer alan insanlar olmanın gereği olarak, ne pahasına olursa olsun, sessiz kalmayacaklardır. Bu sızmak değildir, hatta siyasî katılım bile değildir; bu, en güzel şekliyle, vatandaş olmanın gereğidir.”

Advertisements